Bayburt, Türkiye'nin kuzeydoğusunda saklı bir mücevherdir – hırçın Çoruh Nehri ile sarp Karadeniz Dağları arasında gizlenmiş. Buraya gelen huzur, sadelik ve Anadolu’nun derin köklerine bir bağ arar.
Bayburt Kalesi, kayalık bir zirvede gururla yükselir ve Perslerden Romalılara, Osmanlılara kadar uzanan zengin bir geçmiş anlatır. Tarihi kervansaraylar ve mezar taşlarıyla İpek Yolu’nun ruhu hâlâ yaşar. Şehir merkezindeki Zihni Anıtı, ünlü Azerbaycan-Türk şairini onurlandırırken, Dede Korkut Anıt Alanı eski Türk anlatı geleneğini mitler, şiir ve müzikle yaşatır.
Türkiye’nin en hızlı akan nehirlerinden olan Çoruh, rafting ve kuş gözlemi için idealdir. Kop Dağı’nın gizemli zirveleri doğa severleri cezbeder. Bayburt’un doğası; verimli yaylalar, gölgeli vadiler ve dik kayalıklarla bezeli. Koyun sürüleri uzak çayırlarda otlarken, havada kır çiçeklerinin ve özgürlüğün kokusu dolaşır.
Bayburt geleneklerine bağlı ve içten kutlamalarla bilinir. Yaz aylarında gerçekleşen Dede Korkut Kültür ve Sanat Şenliği, tüm ülkeden şairleri, müzisyenleri ve halk oyunlarını bir araya getirir. Açık havada tiyatrolar, konserler ve destan anlatıcıları izleyicilerle buluşur. Aydıntepe Yayla Şenliği ise yaylalarda kurulmuş çadırlarla, atlı oyunlarla ve geleneksel lezzetlerle doludur.
tml>