Romantik-epik bir Türkçe şarkı (4:23 / 4:28 dk) – dağlar, lavanta tarlaları, Göksu nehri, köy yaşamı ve Konya’nın huzurlu kalbi Güneysınır üzerine.
Güneysınır, Konya ilinin güneyinde, ova ile Toros dağlarının kesiştiği huzurlu bir vadide yer alır. Göksu nehri kıvrıla kıvrıla akar, Yerköprü Şelalesi bembeyaz köpükleriyle doğanın şarkısını söyler. Lavanta tarlaları, bağlar ve çam ormanlarıyla çevrili bu ilçe, Anadolu’nun en sakin köşelerinden biridir. Halkı çalışkan, sofraları bereketlidir. Köylerde tandırda pişen kömbesi, katmeri ve üzüm pekmezi kokusu sabah rüzgarına karışır. Güneysınır’ın adı, “Güney sınır” anlamından gelir; ama burada sınır değil, sonsuzluk hissi vardır. Bir Anadolu atasözü der ki: “Kalbin yolu sessizlikten geçer.” Bu topraklarda o sessizlik huzura dönüşür.
Bahar aylarında (Nisan-Mayıs) lavanta ve kiraz ağaçları açar, doğa canlanır. Yazın yaylalar serin, ovalar sıcaktır; yürüyüş ve piknik için idealdir. Sonbahar (Eylül-Ekim) bağ bozumu zamanıdır, rengarenk yapraklar ve pekmez kokuları etrafa yayılır. Kışın yüksek kesimler karla kaplanır, manzara büyüleyici olur. Ziyaret için en uygun dönem Mayıs-Ekim arasıdır.
Yerköprü Şelalesi – Göksu’nun mağara içinden döküldüğü doğal mucize.
Ak Türbe – Gürağaç Mahallesi’ndeki mistik türbe.
Gaffur Höyük – Bronz Çağı’ndan izler taşıyan höyük.
Avcıtepe Camii – 1807 tarihli köy camisi.
Bardas Göleti – Sessiz göl, çevresinde anıt ardıç ağacı.
Akkışla Yaylası Mesire Alanı – Piknik ve kamp için doğa cenneti.
• Güvercinlik Mağarası – 130 m derinlikte dikey mağara.
• Bardas Göleti – Gün batımı ve fotoğraf için sakin nokta.
• Durayda Höyüğü – Manzaralı küçük arkeolojik tepe.
• Kayaağzı Patikası – Doğayla baş başa yürüyüş rotası.
Güneysınır mutfağı, köy emeğiyle yoğrulmuş saf lezzetlerle doludur. Katmer, kömbesi, su böreği, bamya çorbası, yoğurt çorbası ve ev yapımı üzüm pekmezi meşhurdur. Bağlardan toplanan üzümler, tandır ateşinde pişen ekmeklerle birleşince Anadolu’nun gerçek tadı ortaya çıkar. Misafirperverlik burada bir yaşam biçimidir.
Rivayete göre bir göçebe çocuk Yerköprü’deki kaynağın içinde yıldızların yansıdığını görmüş. O sudan içince gökyüzünün sesini duymuş. Bugün gece o şelaleye gelenlerin kalbi huzurla dolar derler. Bir başka hikâyede, kuraklıkta bile meyve veren bir asmanın bu topraklarda hâlâ kök saldığı anlatılır; direncin sembolüdür.
Akkışla Yaylası’nda dağların bekçisi olduğuna inanılır. Gün doğarken bir taş atarsan yankısı ruhuna dönermiş. Kış gecelerinde rüzgarın sesi, Oğuz zamanından kalan eski ezgileri fısıldar; dağlar bu melodiyi hâlâ korur.
ml>